|
BÜLTENİMİZE ABONE OLUN |
İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim borçlarının giderek arttığı bilinmektedir. Bu yüzden zaman zaman çeşitli tarihlerde çıkarılan yasalarla “Yapılandırma” düzenlemeleri yoluna gidilerek söz konusu borçların tahsiline çalışılmaktadır.
Yapılandırma düzenlemelerinin bulunmadığı veya bu düzenlemelerden yararlanmayı tercih etmeyen işverenler içinse Kurumun bu borçların tahsilinde başvurma yetkisinin olduğu önemli üç yasa hükmü bulunmaktadır.
Nimet-külfet dengesinin gözetilmesi gereken aktüeryal mali yapının sürdürülebilirliği önem arz ettiğinden, Kurum Şubeleri, gerektiğinde prim borçlarını şirket tüzel kişiliğinin yanı sıra özellikle Şirket ortakları, temsilcileri ve yöneticilerinin şahsi mal varlıklarından da tahsiline çalışabilmektedir.
Limited veya anonim şirketlerin SGK’ya olan prim borçlarının yasal süre içinde ödenmemesi veya ödenemeyeceğinin anlaşılması halinde, bu şirketlerin ortakları, temsilcileri ve üst düzey yöneticilerinin Kuruma karşı sorumlulukları konusunda yukarıda da belirtildiği gibi üç yasal düzenleme bulunmaktadır.
Tüzel kişiliği haiz limited ve anonim şirketlerde ortaklar, kanuni temsilciler ve yöneticilerin hangi durumlarda bu borçlardan sorumluluklarının bulunduğunun incelenmesinde yarar görüldüğünden, yazımızda bu hususlara değinilecektir.
A-Şirket ortaklarının şirketin prim borçlarından dolayı sorumlulukları:
Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının takibi ve tahsili hususunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun (AATUHK) gecikme zammı ile ilgili 51, zaman aşımı ile ilgili 102 ve takibinde yarar görülmeyen/terkini gereken alacaklar ile ilgili 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanmaktadır.
Limited Şirketlerde ortakların sorumluluğu:
6183 sayılı AATUHK’nun 35 inci maddesinde, “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”
Hükmü yer almış bulunmaktadır.
Bu hüküm uyarınca,
1-Prim borçlarından dolayı asıl sorumlu şirketin tüzel kişiliğidir.
2- Şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan prim borçlarından, ortaklar sermaye payları oranında Kuruma karşı sorumlu tutulabilirler.
3- Ortaklar, şirkete ortak oldukları tarihten önceki dönemlerdeki prim borçlarından da müteselsilen (zincirleme) sorumludur. Başka bir ifadeyle payını devreden eski ortak, devir tarihinden önceki borçlardan sermaye payı oranında sorumlu kalmaya devam ederken, devralan yeni ortak da bu geçmiş borçlardan sorumlu tutulabilmektedir.
4-Ortakların şirketten ayrıldıkları tarihten sonraki dönem için tahakkuk eden prim borçlarından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır.
Anonim Şirketlerde sadece ortak durumunda olanların Şirketin prim borçlarından dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.
B- Tüzel kişiliği haiz anonim ve limited şirketlerde üst düzey yönetici veya yetkililerinin prim borçlarından sorumluluğu:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Primlerin ödenmesi başlıklı 88. maddesinin yirminci fıkrasında; Kurumun sigorta primleri ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmemesi halinde, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür.
Bu hükme göre, maddede bahsi geçen ödeme sorumluluğunun tayininde öncelikle üst düzey yönetici veya yetkilinin borcun ödenmesi gereken dönemde üst düzey yönetici veya yetkili olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir.
Anonim şirketlerin üst düzey yönetici veya yetkililerinin sorumluluğu:
1- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca anonim şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi müdüre veya başka bir yöneticiye bırakılmış olsa bile, yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere anonim şirket üst düzey yöneticilerinin görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden prim borçlarının tamamından sorumlulukları bulunmaktadır. Üst düzey yönetici veya yetkililer kapsamına, genel müdür, muhasebe müdürü, finansman müdürü gibi kişiler girmektedir.
2-Söz konusu yönetici ve yetkililerin görevlerinin sona ermesinden sonra tahakkuk eden borçtan dolayı sorumlu tutulmaları mümkün bulunmamaktadır.
3- Prim borcu tahakkuk etmiş ve süresinde ödenmemişse, Kurumca şirket tüzel kişiliği ile birlikte aynı anda (eş zamanlı olarak) sorumluluğu bulunan gerçek kişilere ödeme emri gönderilebilmektedir. Dolayısıyla şirketin tüzel kişiliğinden tahsil konusunda öncelik şartı bulunmamaktadır.
4- Anılan şahısların borçların ödenememesinde haklı bir nedenleri varsa, bu nedenleri Kuruma kanıtlamaları gerekmektedir. Örneğin ihaleli iş üstlenilen bir iş nedeniyle uzun süre hak ediş ödenmemiş olması borçların ödenememiş olmasında haklı neden kabul edilebilir.
Limited şirketlerin kanuni temsilcilerinin sorumluluğu:
Limited şirketlerde kanuni temsilci, şirket müdürü veya müdürlerdir. Bu kişiler, şirketi yönetme ve temsil yetkisine sahip olup, belirli sorumlulukları bulunmaktadır Bu sorumluluk kapsamına, şirketin prim borçları ve diğer hukuki işlemler de girmektedir.
6183 sayılı AATUHK’nun mükerrer 35 inci maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.”
Hükmü bulunmaktadır.
Bu hükme göre;
1- Limited şirketin tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan prim borçlarının bu şirketlerin kanuni temsilcilerinin şahsi malvarlıklarından tahsil edilebilmesi mümkün bulunmaktadır.
2- Ancak mükerrer 35 inci maddeye göre uygulama yapılabilmesi için şirketin prim borçlarının asıl borçlu olan tüzel kişiden tahsil edilememiş olması veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması şartı aranmalıdır. Dolayısıyla şirketten tahsil imkânı henüz tüketilmemişse doğrudan kanuni temsilciye ödeme emri gönderilerek takibe geçilmesi yasaya uygun düşmemektedir.
Şahıs işletmelerinde sorumluluk
Şahıs işletmesinde işveren ile işletme arasında ayrı bir tüzel kişilik söz konusu olmadığından, tahakkuk eden prim borçlarından doğrudan işveren olan gerçek kişi sorumludur. Bu bakımdan ortada şirket yöneticisi, temsilcisi veya ortak durumunda başka bir kişinin sorumluluğu bahis konusu olmadığı için işveren (gerçek kişi) işletmenin tüm borcundan kendi malvarlığıyla sorumlu bulunmaktadır.
Sonuç itibariyle,
Tüzel kişiyi haiz ticari şirketlerde esas borçlu şirket tüzel kişiliği olmakla birlikte, şirketlerde yetkililerin/yöneticilerin, kanuni temsilcilerin veya limited şirketlerde olduğu gibi bazı yapılarda ortakların sorumlu olduğu da gündeme gelebilmektedir. Öte yandan, işverenlerin ve yöneticilerin SGK prim borçlarından doğan ödeme sorumlulukları tek nedene dayanmayabilir.
Yukarıda belirtildiği gibi, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi prim borçlarında çok güçlü ve doğrudan bir sorumluluk getirdiği gibi, 6183 sayılı Yasada da benzer hükümler bulunmaktadır.
Nitekim, 6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesi limited şirket ortakları, aynı kanunun mükerrer 35 inci maddesi ise kanuni temsilciler hakkında icra takibine geçilmesini imkan tanımaktadır.
Kurumun konu ile ilgili 2011/53 sayılı Genelgesinde bu ayrımların uygulama düzeyinde somutlaştırıldığı görülmektedir.
Prim borçlarının ödenmesinde kişisel sorumluluğun olup olmadığının tespiti amacıyla;
1- Borcun türü (niteliği),
2- Borçlunun sıfatı, (örneğin anonim şirkette sadece ortak olması nedeniyle prim borcundan dolayı hiç sorumluluğu olmayan pay sahibi bir kişinin üst düzey yönetici veya yetkili olarak değerlendirilerek borçtan sorumlu tutulmuş olup olmadığı gibi)
3- Uygulamaya esas alınan yasal dayanağın borçlunun sıfatı ile uygunluğu, (örneğin ltd. şti’nde borçtan sorumlu olan şirket müdürü için icra takibine geçildiğinde, 6183 sayılı Yasanın hangi maddesine göre sorumluluk esasının işletildiği vb)
4- Borcun ilişkin olduğu dönemde borçlunun yetkili veya sorumlu olup olmadığı, (Örneğin borcun ilişkin olduğu dönemde borçlunun anonim şirketin genel müdürü olup olmadığı vb)
Hususlarının incelenerek sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği uygun olacaktır.
|
|||
Yazdır
|
| Para Birimi | Döviz Alış | Döviz Satış | Efektif Alış | Efektif Satış |
| USD | 44.5255 | 44.6057 | 44.4943 | 44.6726 |
| EUR | 51.4563 | 51.5490 | 51.4202 | 51.6263 |
| GBP | 58.9089 | 59.2160 | 58.8676 | 59.3048 |
|
Online | : | 29 |
![]() |
Bugün | : | 5.062 |
![]() ![]() |
Bu Ay | : | 36.200 |
![]() ![]() ![]() |
Bu Yıl | : | 503.276 |
![]() ![]() ![]() ![]() |
Toplam | : | 42.616.330 |

